İNME İÇİN YENİ BİR RİSK DAHA VAR; COVİD-19 BEYİN SAĞLIĞI OLMADAN SAĞLIK OLMAZ! (10 MAYIS FARKINDALIK HAFTASI)

 

İNME İÇİN YENİ BİR RİSK DAHA VAR; COVİD-19 

BEYİN SAĞLIĞI OLMADAN SAĞLIK OLMAZ! (10 MAYIS FARKINDALIK HAFTASI)

 

10 Mayıs İnme Farkındalık günü kapsamında Türk Nöroloji Derneği ve Selçuk Üniversitesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şerefnur Öztürk özellikle inme risk faktörleri ile COVID 19’dan iyileşme arasındaki çok belirleyici ilişkiye dikkat çekti. 

 

İnme farkındalık haftası bütün dünyada en fazla fonksiyon kaybı ve ölümlere neden olan serebrovasküler hastalıklar ve inmeden korunma, bilimsel ve etkin tedavilere ulaşabilme konusunda bilgi paylaşımı, farkındalığı artırma ve bu konuda çalışan  organizasyonları güçlendirme ve sağlık hizmetlerini geliştirmeye yönelik olarak ilan edilmiştir. 

Serebrovasküler hastalıklara neden olan çok sayıda değiştirilemeyen ve değiştirilebilen risk faktörü bilinmektedir. Son aylarda bütün dünyada ciddi sağlık problem durumunda olan ve pandemic olarak kabul edilen COVID-19 (corona virus) salgını sırasında bildirilen raporlar, hastalığın sadece solunum yollarını değil, nörolojik sistemleri de etkilediğini ortaya koymaktadır. Hastaların yaklaşık üçte birinde nörolojik bulgular rapor edilmiştir. Mevcut durumda bildirilen en yaygın belirtiler koku ve tad alma bozukluğudur fakat yoğun bakım ihtiyacını arıran ve yoğun bakımda hastanın akibetini belirleyen en önemli faktörlerin hastanın sahip olduğu serebrovasküler risk faktörleridir. Yaş, hipertansiyon, diyabet, obezite, kalp hastalıklarının varlığı bu durumlarda sadece inme oanlarını artırmakla kalmayıp, hastaların enfeksiyonla daha başarılı mücadele edip edememesini belirleyebilmektedir. Sigara da mevcut kronik hastalıklar gibi hem inme risk faktörünün artırmakta hem de COVID-19 enfeksiyonu durumunda iyileşmeyi zorlaştırmaktadır. COVID 19 enfeksiyonu hem direkt virüsün nörolojik yapıları etkilemesi ile hem de kan pıhtılaşma özelliklerini, damar yapısını etkileyerek inmeye neden olabilmektedir ve bu durum mevcut çalışmalara göre %5-6 sıklığında ortaya çıkmaktadır.  Ülkemizde alınan çok ciddi önlemler özellikle de  60 yaş üstü kişiler için riski azaltmaya yöneliktir. Altmış yaş üstü bireylerde özellikle serebrovasküler hastalık risk faktörlerinin oldukça yaygın olduğu dikkate alınırsa bu yaş gruplarında önlem ve erken tedavinin önemi daha da belirginleşmektedir. Toplumsal önlemlerin yanısıra bireysel önlemler ve enfeksiyonu önlemeye yönelik kurallara uyum, bu dönemde hayati önem yaşımaktadır. Diğer önemli bir nokta da bütün dünya da sağlık otoritelerince dikkat çekildiği üzere, mevcut kronik risk faktörlerinin, bu zor sağlık ortamında da düzenli ve özenli devam ettirilmesinin çok önemli olduğudur.  

Korunma yolları ve erken tedavi nörolojik hastalıklarda da en önemli stratejik yaklaşımı oluşturmaktadır. Bu hastalıklar için risk faktörlerinin çoğu ortaktır ve toplumda risk faktörlerinin farkındalığının artırılması ve korunma yolları konusunda eğitim çok önemlidir. 

Teknolojik gelişmeler beyin hastalıkların tanı ve tedavisinde de gelişmeleri hızlandırmakta, çağın getirdiği olanaklar nörolojik hastalıkların tanı ve tedavisine de uygulanmaktadır. 

Toplum sağlığı açısından günümüz koşullarında salgın hastalıklara yaklaşımda olduğu gibi, nörolojik hastalıklara sahip kronik hastaların yanı sıra sağlıklı ve risk altındaki toplumu da korumaya yönelik, ileriye dönük güçlü stratejileri de gerektirmektedir.  Toplumun risk faktörlerini azaltacak yaşam tarzı değişiklikleri konusunda aydınlatılmaları ve bu konuda toplumun bütün organlarının uygun ortamı hazırlaması ve sürdürmesinin ilaç tedavileri kadar etkili olduğu kanıtlanmıştır. 

İnme belirtilerinin toplum tarafından tanınması, hastaların tedavi olanaklarına vakit kaybetmeden ulaşmasında en önemli faktördür. 

Mevcut COVID-19 enfeksiyonu salgını ile mücadele ve maalesef herzaman mevcut olan nörolojik hastalıkların risk faktörleri ile mücadelede başarı ancak birlikte mümkündür.

 

Prof. Dr. Şerefnur Öztürk; Türk Nöroloji Derneği Başkanı 

Selçuk Üniversitesi, Tıp Fakültesi Nöroloji AD Başkanı


 

10 Mayıs İnme Farkındalık günü kapsamında Türk Nöroloji Derneği Yönetim kurulu üyesi ve Hacettepe Üniversitesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Akif Topçuoğlu da aşağıdaki açıklamalarda bulundu.

 

İnmeden korunmak için sayılarımızı bilmemiz gerekir

 

İnme ölüm veya sakatlıkla sonuçlanabilen ciddi bir hastalıktır. Maalesef görülme sıklığı da Türkiye gibi modern toplumlarda giderek artmaktadır. Ama inmesiz bir hayat mümkün!

Bu inme risk faktörlerini tanımak ve bertaraf etmekten geçiyor. İnme risk faktörlerinin üç gruptur. Birinci grup, yaş, erkek cinsiyet ve ailesel özelliklerdir, bunları değiştiremeyiz. Ama bunların ağırlığı çok değil. İkinci grup ise tedavi ile seyri değiştirilebilen hastalıkların yarattığı risklerdir ki bunlara çok önem vermeli, hastalıklarımızı kontrol altında tutmalı ve doktorumuzun önerilerine uymalı ve ilaçlarımızı düzenli kullanmalıyız.

Üçüncü grup ise bizzat bizim değiştirebileceğimiz risk faktörleridir. Bunlar yaşam tarzımız ile ilgili olanlardır. Burada önemli unsur durumumuzu bilmemiz ve gereğini yapmamızdır. Öncelikle şu 10 sayımızı bilmemiz lazım: 1-Boy ve Kilo ve Vücut kitle indeksi; 2- Bel çevresi; 3-Tansiyon; 4-Kan şekeri; 5- Kan yağlarının düzeyi yani LDL; 6- Ne kadar egzersiz yaptın?; 7- Diyetine dikkat ediyor musun? Bu gün kaç kalori aldın? Tuz ve şeker?; 8- Sigara içmiyorsun değil mi? 9- Alkole hayır de! ve 10- Nabız düzenli mi? Çarpıntı var mı? 

Bunlar normal değil ise düzeltmen için gereken gayreti göster. İnmesiz hayat mümkün. İnme önlenebilir.

 

Prof. Dr. Mehmet Akif Topçuoğlu

 


Copyright © Türk Nöroloji Derneği. Tüm hakları saklıdır. Bu site doktorların kullanımı içindir.
LookUs & Online Makale