Beyin Damar Hast.

Çalışma Grubu Moderatörü

Prof. Dr. Atilla Özcan Özdemir

Yürütücü Kurul

Prof. Dr. M. Akif Topçuoğlu

Prof. Dr. Hadiye Şirin

Prof. Dr. Ethem Murat Arsava

Prof. Dr. Bijen Nazlıel

Prof. Dr. Levent Güngör

Prof. Dr. Semih Giray

Doç. Dr. Erdem Gürkaş

Önceki moderatörler

Prof. Dr. M. Akif Topçuoğlu (2017, 2018, 2019)

Prof. Dr. Mustafa Bakar (2016)

Prof. Dr. Nevzat Uzuner (2012, 2013)

Prof. Dr. Kurşad Kutluk (2010, 2014, 2015)

Prof. Dr. Turgay Dalkara (2008, 2009, 2011)

Prof. Dr. Sara Zarko Bahar (2005, 2006, 2007)

Bilimsel çalışma Grubu üyeleri (alfabetik sıra ile)

Ali Ünal, Yrd. Doç. Dr., Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi, Antalya

Alper Eren, Dr. Öğr. Üyesi,  Atatürk Üniversitesi, Nöroloji Anabilim Dalı, Erzurum

Arda Yılmaz, Prof. Dr., Mersin Üniversitesi, Nöroloji AD, Mersin

Atilla Özcan Özdemir, Prof. Dr., Osman Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Eskişehir

Ayça Özkul, Prof. Dr., Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi, Nöroloji AD,  Aydın

Ayşe Güler, Doç. Dr., Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, İzmir

Ayşe Kocaman Sağduyu, Prof. Dr., Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi, İstanbul

Aysel Milanlıoğlu, Doç. Dr., Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi, Nöroloji AD, Van

Ayşin Kısabay Ak, Doç. Dr., Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi, Manisa

Babür Dora, Prof.Dr., Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi, Antalya

Betül Yalçıner, Doç. Dr. Bayındır İçerenköy Hastanesi, İstanbul

Bijen Nazlıel, Prof.Dr., Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Ankara

Bilgehan A. Acar, Doktor Öğr. Üyesi, Sakarya Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Nöroloji AD, Sakarya

Çağatay Öncel, Doç. Dr., Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi, Denizli

Canan Togay Işıkay, Prof.Dr., Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Ankara

Cengiz Dayan, Uzman Dr., Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, İstanbul

Demet Funda Baş, Doç. Dr., İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Nöroloji Kliniği, İzmir

Derya Uludüz, Prof. Dr., İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, İstanbul

Dilaver Kaya, Prof. Dr. Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi, İstanbul

Dilek NecioğluÖrken, Prof.Dr. FlorenceNightingale Hastanesi, İstanbul

Elif Gökçal, Uzm. Dr. Bezmialem Vakıf Üniversitesi Nöroloji Anabilim Dalı, İstanbul

Elif Sarıönder Gençer, Dr. Öğr. Üyesi, S.B.Ü. Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Nöroloji Kl., Antalya

Emrah Aytaç, Doç. Dr., Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi, Elazığ

Erdem Gürkaş, Doç.Dr.,Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Nöroloji Kliniği, İstanbul

Erdem Yaka, Prof. Dr., Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi, İzmir

Eşref Akıl, Doç. Dr., Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi, Diyarbakır

Ethem Murat Arsava, Prof.Dr., Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Ankara

Eylem Değirmenci Teke, Doç. Dr., Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji AD., Denizli

Eylem Özaydın Göksu, Uzm. Dr, S.B.Ü. Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Nöroloji Kl., Antalya

Faik Budak, Prof. Dr., Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kocaeli

Fatma Birsen İnce, Prof.Dr., İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, İstanbul

Füsun Mayda Domaç, Doç. Dr.,  Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları EAH, İstanbul

Gökhan Özdemir, Dr. Öğr.Üyesi, Selçuk Tıp Fakültesi, Nöroloji AD, Konya

Göksel Bakaç Tümay, Doç. Dr. Kadıköy FlorenceNightingale Hastanesi, Ankara

Hadiye Şirin, Prof.Dr., Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, İzmir

Hale Zeynep Batur Çağlayan, Uzm. Dr., Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji AD, Ankara

Halil Ay, Dr. Öğr. Üyesi, Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi, Nöroloji AD, Urfa

Hasan Hüseyin Karadeli, Doç. Dr., Medeniyet Üniversitesi, İstanbul

Hasan Hüseyin Kozak, Doç. Dr., Necmettin Erbakan Üniversitesi, Konya

Hayriye Küçükoğlu, Uzman Dr., Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, İstanbul

Hesna Bektaş, Doç.Dr, Ankara Şehir Hastanesi, Nöroloji Kliniği, Ankara

İpek Midi, Prof. Dr., Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji AD., İstanbul

Işıl Kalyoncu, Uzm. Dr., Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İstanbul

Kamil Topalkara, Prof. Dr., Bayındır Kavaklıdere Hastanesi, Ankara

Kemal Erdemoğlu, Prof. Dr., Özel Koru Ankara Hastanesi, Ankara

Kürşad Akpınar, Doç. Dr., SBÜ Samsun EAH, Samsun

Kürşad Kutluk, Prof.Dr., Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi, İzmir

Levent Güngör, Prof.Dr.,Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi, Samsun

Mehmet Akif Topçuoğlu, Prof.Dr., Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Ankara

Mehmet Fatih Özdağ, Prof. Dr., S.B., Haydarpaşa Sultan Abdülhamid Han EAH, İstanbul

Mehmet Kolukısa, Uzm. Dr.,Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi, İstanbul

Mehmet Uğur Çevik, Doç. Dr., Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji AD, Diyarbakır

Mehmet Zülküf Önal, Prof. Dr., Liv Hospital, Ankara             

Melahat Değirmenci, Uzm. Dr., İstanbul FlorenceNightingale Hastanesi, İstanbul

Melda Bozluolcay, Prof. Dr., İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, İstanbul

Mine Hayriye Sorgun, Doç.Dr., Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Ankara

Müge Yemişçi Özkan, Prof.Dr., Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Ankara

Murat Çabalar, Doç. Dr., Bakırköy Dr. Sadi Konuk EAH, Nöroloji Kliniği, İstanbul

Murat Mert Atmaca, Uzm. Dr., T.C. S.B. Sultan Abdülhamid Han EAH, Nöroloji, İstanbul

Murat Sümer, Doç. Dr., Özel Güven Hastanesi, Ankara

Mustafa Bakar, Prof. Dr., Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, Bursa

Mustafa Çetiner, Dr. Öğr. Üyesi, Dumlupınar Üniversitesi Tıp Fak. Nöroloji AD, Kütahya

Mustafa Gökçe, Prof.Dr., Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kahramanmaraş

Nazire Afşar, Prof. Dr., Acıbadem Altunizade Hastanesi, İstanbul

Nevzat Uzuner, Prof..Dr., Osman Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Eskişehir

Nihat Şengeze, Dr. Öğr. Üye., Süleyman Demirel Üniversitesi, Nöroloji Anabilim Dalı, Isparta

Nilda Turgut, Prof. Dr., Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tekirdağ

Nilüfer Yeşilot, Doç. Dr., İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Nöroloji AD, Çapa, İstanbul

Oğuzhan Çoban, Prof. Dr., İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, İstanbul

Özge Yılmaz Küsbeci, Doç. Dr.,Bozyaka Eğitim Araştırma Hastanesi, İzmir

Özlem Aykaç, Dr. Öğr. Üyesi, Osman Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Nöroloji AD, Eskişehir

Özlem Kayım Yıldız, Doç. Dr., Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi, Nöroloji AD, Sivas

Recep Baydemir, Dr. Öğr. Üyesi, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji AD, Kayseri

Refah Sayın, Doç. Dr., Ufuk Üniversitesi, Nöroloji AD, Ankara

Refik Kunt, Dr. Öğr. Üyesi,Demokrasi Üniversitesi, İzmir

Rezan Tuncay, Prof. Dr., İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi, İstanbul

Sara Zarko Bahar, Prof. Dr., İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi (e), İstanbul

Şebnem Bıçakçı, Prof. Dr., Çukurova Üniversitesi, Nöroloji Anabilim Dalı, Adana

Semih Giray, Prof.Dr., Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi, Gaziantep

Şeref Demirkaya, Prof. Dr., Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Kliniği, Ankara

Şerefnur Öztürk, Prof.Dr., Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi, Konya

Sevin Balkan, Prof. Dr.,Memorial Antalya Hastanesi, Antalya

Sevinç Aktan, Prof. Dr., Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi (e), İstanbul

Suat Topaktaş, Prof. Dr., Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi (e), Sivas

Sultan Çağırıcı, Uzm. Dr.,Servergazi Devlet Hastanesi, Denizli

Talip Asil, Prof.Dr.,Bezmi Alem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi, İstanbul

Taşkın Duman, Prof.Dr., Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi, Hatay

Temel Tombul, Prof. Dr., Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi, İstanbul

Turgay Dalkara, Prof.Dr., Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Ankara

Turgay Demir, Dr. Öğr. Üyesi, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji AD, Adana

Türkan Acar, Dr. Öğr. Üyesi, Sakarya Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Nöroloji AD, Sakarya

Ufuk Can, Prof.Dr., Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi, Ankara

Ufuk Utku, Prof. Dr., Trakya Üniversitesi (e), Edirne

Vedat Ali Yürekli, Doç. Dr., Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi, Nöroloji AD, Isparta

Vesile Öztürk, Prof. Dr., Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi, İzmir

Yusuf İnanç, Dr. Öğr. Üyesi, Gaziantep Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Gaziantep

Zekeriya Alioğlu, Prof. Dr., Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi, Trabzon

Zeynep Tanrıverdi, Uzm. Dr., Katip Çelebi Üniversitesi, Atatürk EAH, Nöroloji Kliniği, İzmir

Zülfikar Arlıer, Prof. Dr. SBÜ Adana Şehir Hastanesi, Nöroloji Kliniği, Adana

 

 

Yararlı Dökümanlar

TND Trombolitik tedavi el kitabı  

IV tPA hasta onam formu

TND tak-gönder onam formu

Akut İnmeli Hastalara Verilecek Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönerge (18 Temmuz 2019)

Akut İnme Tedavisinde İntravenöz Trombolitik Tedavi: Sorunlar ve Çözümler (TND Aralık 2017)

Akut İnme Tedavisinde İntravenöz Trombolitik Tedavi: Sistemik sorunlar ve Çözümler (TND Mart 2018)

İnme tanıtım broşürü

İnme Klinik Protokolü

İnme gösterge kartları

İnme Klinik kalite Ölçme ve Değerlendirme Rehberi

2019 Yılı

17 Kasım 2019 Nörovasküler Referandumda Birinci Sezon Kupası Sahibini Buldu.

Anımsayacağınız gibi Ulusal Nöroloj Kongrelerinin merakla beklenen bir aktivitesi haline dönüşen nörovasküler referandumların ilki 2 yıl önce yapılmıştı. Burada prof. E. Murat Arsava, prof. Babür Dora’ya; prof. Özcan Özdemir prof. Yakup Krespi’ye, prof. Kürsad Kutluk prof.Dilek N. Örken’e  ve prof.Dilaver Kaya da prof. Levent Güngör’e üstünlük sağlamıştı. Geçen yıl ise prof.E. Murat Arsava bu kez prof.Reha Tolun’a; prof.Özcan Özdemir prof.Talip Asil’e, prof.Kürsad Kutluk prof.Şerefnur Öztürk’e ve prof.Erdem Yaka ise prof.Dilaver Kaya’ya  üstünlük kurmuştu. Bu yıl geçen iki yılın şampiyonları prof.E. Murat Arsava, prof.Özcan Özdemir ve prof.Kürsad Kutluk’un üçü birden karşı karşıya geldi. NOAK kullanırken inme geçiren hastalarının tedavi seçeneklerinin tartışıldığı bu oturumuda başlangıça göre oylarını en çok artıran Prof. Dr. Murat Arsava “Nörovasküler referandum 1. Sezon finali” kupasını kazandı. Kendisini kutluyoruz. Ayrıca Prof. Dr. Semih Giray ve prof. Dr. Hadiye Şirin diğer kazananlardı.

Türk Nöroloji Derneği Basın Bülteni: 29 Ekim Dünya İnme Günü

Türk Nöroloji Derneği Beyin Damar Hastalıkları Bilimsel Çalışma Grubu moderatorü Prof. Dr. M. Akif Topçuoğlu’nun İnme Günü basın açıklaması:

Her 14 dakikada bir kişi inme nedeniyle hayatını kaybediyor, ancak; inme önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalik.

Ülkemizde inme sıklığı artıyor.

İnme yaşlı nüfusun giderek arttığı ülkemizde oldukça sık görülen bir hastalık ve maalesef sıklığı da giderek artıyor. İnme beyin damarlarının tıkanması veya kanaması sonucu gelişiyor. Ancak, hastaların çoğunda nedeni “ani tıkanma”dan kaynaklanıyor. Ülkemizde, son birkaç yıldır yılda yaklaşık 40 bin kişi inmeden öldü, 100 bin’den fazla tıkanma ve 40 bin’den fazla beyin kanaması tedavi edildi. Bu sayılara göre her 14 dakika birimiz inme nedeniyle yaşamını kaybetmiş oluyor. Bunun on katı da beyin damar hastalıklarına bağlı olarak yürüme ve konuşma yetisini kaybetti, yiyemiyor, içemiyor, mesleğini ve işini yapamıyor, bakıma muhtaç kalıyor.

İnme “önlenebilir bir hastalık”, bunun için öncelikle sayılarımızı bilmeliyiz.

Sadece boy ve kilo değil kan basıncımızı, kolesterol ve kan şekerimizi de öğrenmeli ve takip etmeliyiz. Orta yaştan başlayarak düzenli aralıklarla sağlık kuruluşlarına damar sağlığı kontrolü için gitmeliyiz. Bu sadece inmeden değil kalp hastalıkları başta olmak üzere her türlü damar hastalığına karşı koruyacaktır. Ek olarak, damar sağlığının iyi olması Alzheimer dahil birçok kronik nörolojik hastalığında yavaşlamasına yardım edecektir. İnme geçirmemek için sağlıklı beslenmeli, kullandığımız yağ ve tuz miktarını azaltmalı, meyve ve sebze miktarını ise artırmalıyız. Kilo almamalı, düzenli egzersiz yapmalı ve kendimizi stresten korunmalıyız. Sigara içmemeli ve içirmemeliyiz. Alkolü ise hiç kullanmamalıyız.

İnmenin tedavi edilebilir bir hastalıktır.

İnmeden şüphe edersek hemen 112’yi aramamız gerekir. Ambülans, sizi inmenin tedavi edilebileceği bölgedeki en yakın ve en uygun hastaneye götürecektir. Damar tıkanmasını yapan pıhtının hem damardan verilen ilaçla eritilmesi hem de anjio ile doğrudan girilerek dışarı çıkarılması mümkün olabilir. Fakat damardan verilen tedavi ilk 4,5 saat içinde; anjio tedavisi ise ilk 6 saatte başlanırsa faydası “en” fazla olmaktadır.

İnme belirtileri bilmeliyiz.

İnmede etkin tedavi olabilmek için belirtilerin ne olduğunun ve ne yapılması gerektiğinin öğrenilmesi gerekir. Yüzde çarpılma, kol ve bacakta güçsüzlük, konuşmada bozulma, çift görme ve/veya ani bilinç bozukluğu belirtilerinin herhangi biri, birkaçı ya da hepsi gelişirse hemen 112’nin aranmalıdır.

İnme her hastanede tedavi edilmez. Vakit kaybetmemek şarttır. “Zaman beyindir.”

Sayılan inme belirtileri gelişirse ya da şüpheniz varsa asla ve asla düzelme beklenmemeli ve hemen harekete geçilmelidir. Yapılacak iş daima 112 acil sağlık hizmetlerinin aranmasıdır.

Türk Nöroloji Derneği Başkanı Prof.Dr. Şerefnur Öztürk’ün Dünya İnme günü dolayısıtyla yaptığı basın açıklaması:

Türk Nöroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Şerefnur Öztürk 29 Ekim “Dünya İnme Günü” ne ilişkin açıklamalar yaptı. Her 40 saniyede bir kişinin inme geçirdiğine dikkat çeken Prof. Öztürk son açıklanan TÜİK raporlarına göre inme sebebiyle hayatını kaybedenlerin sayısının tüm kazalarda hayatını kaybedenlerin iki katı olduğunu belirtti.

İnmede Beş Belirtiye Dikkat!

İnme belirtilerinin değişkenlik gösterebildiğini ifade eden Prof. Dr. Şerefnur Öztürk aniden ortaya çıkabilen beş belirtiye dikkat çekti.

  • Vücudun tek tarafında yüz, kol ve/veya bacakta olan hissizlik ve/veya kuvvet kaybı
  • Bilinç bulanıklığı veya konuşma ve/veya anlamada güçlük
  • Yürüme güçlüğü, baş dönmesi, denge ve koordinasyon kaybı
  • Tek veya iki taraflı görme kaybı
  • Şiddetli baş ağrısı

Bu belirtileri hisseden kişinin en yakın sağlık kuruluşuna başvurmasını ya da 112’yi aramasını ifade etti.

İnmede Koruyucu Beş Yöntem İlaç Tedavileri kadar Etkili!

İnme riskinin azaltılmasında etkin olan beş koruyucu yöntemin altını çizen Prof. Öztürk yaşam tarzı değişikliğinin önemini vurguladı. Prof. Öztürk “ İnme hastalarının risk faktörlerini azaltacak yaşam tarzı değişiklikleri konusunda aydınlatılmaları ve bu konuda toplumun bütün organlarının uygun ortamı hazırlaması ve sürdürmesinin ilaç tedavileri kadar etkili olduğu kanıtlanmıştır.” diye konuştu.

İnmede Koruyucu Beş Yöntem;

  • Tansiyon, Şeker, Kalp Hastalıklarının Kontrolü
  • Sigara Kullanımının Önlenmesi
  • Sağlıklı Beslenme
  • Fiziksel Aktivite
  • Tüm Kullanılan İlaçların doktor kontrolüyle alınması

İnme ile Mücadele Okullardan Başlamalı

Okullardan başlamak üzere sebze ve meyveyi yeterince içeren doğru beslenme alışkanlıklarının edindirilmesi, fiziksel aktiviteyi artıracak aktiviteler ve ortamların sağlanması, hipertansiyon, şeker hastalığı, kalp hastalıklarının düzenli kontrolü ve uygun tedavisi, obeziteyi önleyecek stratejiler sadece sağlık merkezleri ile değil, okullar, parklar, spor merkezleri, halk eğitim stratejileri inme ile mücadelede bir bütün olarak ele alınmalıdır.

Her yıl 17 milyon kişinin inme geçirdiği düşünülürse bu önemli sağlık sorunu hakkında bilinçlenmek ve hastalıkla mücadele etmeyi öğrenmek hayat kurtarır.

“Akut İnmeli Hastalara Verilecek Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönerge” yayımlandı

Bir süredir sürdürülen ve başta Nöroloji Uzmanları olmak üzere, radyoloji, beyin cerrahi, acil tıp, kardiyoloji uzmanlarının da katılım ve katkıları ile oluşturulmuş olan “AKUT İNMELİ HASTALARA VERİLECEK SAĞLIK HİZMETLERİ HAKKINDA YÖNERGE” ile ülkemizde de inme tedavisinde çağa uygun başarı oranlarına ulaşmak mümkün olabilecek, kaynaklar akılcı kullanılabilecektir.

İnme sıklığı ve getirdiği yaşam kalitesi kaybı ve oluşturduğu mali yük ile ülkemizde sağlık politikaları ve halk sağlığı alanında en önemli ve öncelikli alanlardan biri olarak ele alınmaktadır. Sağlık Bakanlığımız öncelikle akut inme yönetiminde bilimsel, kanıta dayalı ve ülke olanaklarına uygun düzenlemeler yapmak üzere derneğimiz Beyin Damar Hastalıkları Çalışma Grubu, Türk Beyin Damar Hastalıkları Derneği üyeleri, alanda çalışan meslektaşlarımız, Radyoloji, Beyin Cerrahi, Acil Tıp ve Kardiyoloji uzmanları ile bir süredir kalite ve standart çalışmaları, klavuz çalışmaları yapmaktadır. Bu yönerge öncesi hazırlanan “İnme Klinik Protokolü”  de bunlardan biridir. İnme hastalarının Nöroloji Uzmanı yönetiminde en ektin ve organize olarak tedavi edilmesine yönelik bu çalışmaların geçtiğimiz günlerde yayımlanan “AKUT İNMELİ HASTALARA VERİLECEK SAĞLIK HİZMETLERİ HAKKINDA YÖNERGE” sinde yapılandırılmış olarak, uygulamaya hazır şekilde yer almış olması ülkemizde inme hastalarının tanı ve tedavisinde önemli bir aşama sağlayacaktır.

Bu yönerge ile akut İNME hastaları;

  1. İnme belirtileri ortaya çıktığı anda 112 KKM organizasyonu (İl Sağlık Müdürlükleri bu koordinasyonda büyük önem taşımaktadır) ile damar açıcı tedavi yapılabilen inme üniteleri ve merkezlerine direkt olarak (Bu tedavinin yapılmadığı sağlık merkezlerinde çok değerli olan zaman kaybı olmadan) en hızlı şekilde ulaştırılabileceklerdir.
  2. İnme tanısı alan hastalar durumlarına göre en uygun damar açıcı ve destek tedaviyi inme ünitesi ve/veya merkezlerinde alabileceklerdir.
  3. İnme tedavisinde en etkin rolü oynayan inme üniteleri ve merkezlerinin donanımı ve standartları geliştirilebilecek, yurt sathında dağılımları artırılabilecektir.
  4. İnme ünite ve merkezlerinde sağlık hizmeti veren personelin sürekli eğitimleri ve gelişimleri desteklenecektir.
  5. İnme konusunda en iyi tedaviyi verebilecek şekilde multidisipliner işbirliği sağlanabilecek ve mevcut kaynaklar en akılcı ve en verimli şekilde kullanılabilecektir.

4 Kasım 2019 Dünya İnme Günü

Türk Nöroloji Derneği ve Türk Beyin Damar Hastalıkları Derneği işbirliği ile 29 Ekim Dünya İnme Günü nedeniyle, 4 Kasım’da Ankara’da halka açık bir bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Çankaya Belediyesi’nin desteği ile düzenlenen toplantıda önemli bir halk sağlığı olan inmenin tanı ve tedavisi yanı sıra korunmak için yapılacaklar ele alındı.

Toplantıda Türk Nöroloji Derneği Beyin Damar Hastalıkları Bilimsel Çalışma grubu moderator ve Türk Beyin Damar Hastalıkları Derneği başkanı Prof. Dr. M. Akif Topçuoğlu ‘İnme nedir? İnme geçirmemek için ne yapmalıyım?”, Türk StrokeNet koordinatörü Prof. Dr. E. Murat Arsava ‘inme geçiren ne yapmalı?”’, Ankara Üniversitesi İnme Merkezi’nden Prof. Dr. Canan Togay Işıkay’ın ‘Acil serviste inme tedavisi’, Türk Nöroloji Derneği Girişimsel nöroloji Bilimsel çalışma grubu moderator Prof. Dr. A. Özcan Özdemir “Anjio ile inme tedavisi” ve Gazi Üniversitesi İnme Merkezi’nden Prof. Dr. Bijen Nazlıel’ın ‘İnme sonrası sağlık’ başlıklı konuşmaları iyaptılar. Ardından katılımcıların soruları yanıtllandı ve detaylıı olarak tartışıldı. Program duyurusuna ulaşmak için tıklayınız.

30 8 2019 Akut iskemik inmede intravenöz doku plazminojen aktivatörü (tPA) kullanım cep kitabı

“Akut iskemik inmede intravenöz doku plazminojen aktivatörü (tPA) kullanım cep kitabı”nın güncellenmiş ikinci baskısı hazırlanmıştır. 2019 Ulusal kongremizde çantalarınızda yer alacak kitapçığı yukarıdaki linklerden indirebilirsiniz. Trombolitik tedavi el kitabıTND tPA onam formu” ve “TND tak-gönder onam formu”nu da içermektedir. Basılı olarak kitapçığı temin etmek isterseniz TND sekreteryası ile iletişime geçiniz.

6.8.2019. Türk Nöroloji Derneği Başkanının Akut İnmeli Hastalara Verilecek Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönerge hakkındaki açıklaması

Akut inmeli hastalara inme merkezinde tedavi

Türk Nöroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Şerefnur Öztürk, Sağlık Bakanlığı'nca yayımlanan "Akut İnmeli Hastalara Verilecek Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönerge"ye ilişkin, "Yönerge ile akut inme hastaları, inme belirtileri ortaya çıktığı anda 112 organizasyonu ile damar açıcı tedavi yapılabilen inme üniteleri ve merkezlerine direkt olarak en hızlı şekilde ulaştırılabilecekler." dedi.

Öztürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bir süredir sürdürülen ve başta nöroloji uzmanları olmak üzere, radyoloji, beyin cerrahi, acil tıp, kardiyoloji uzmanlarının da katılım ve katkılarıyla oluşturulmuş olan yönerge ile Türkiye'de inme tedavisinde çağa uygun başarı oranlarına ulaşmanın mümkün olduğunu söyledi.

Yönerge ile inme tanı ve tedavisinde mevcut kaynakların en akılcı şekilde kullanımının sağlanacağını vurgulayan Öztürk, "Yönerge, inme ünite ve inme merkezlerinin alt yapı özelliklerini ve standartlarını tanımlamıştır. Bunun yanı sıra, multidisipliner ekip oluşmasını, ekipte yer alacak diğer sağlık çalışanları ve bu çalışanların eğitimleri ve merkezlerin gelişimlerinin denetlenmesinin esaslarını belirtmiştir. İnme belirtisi gösteren bir hastanın 112 Acil Koordinasyon aşamasından itibaren izleme basamakları belirlenmiş ve her şeyden önemlisi, inme üniteleri ve inme merkezlerine hastaların nasıl yönlendirileceği vurgulanmıştır." diye konuştu.

Akut inme hastalarına en etkin tedavilerden birinin damar açıcı ve destekleyici tedavileri sağlamak olduğuna dikkati çeken Öztürk, "Hastaların, nöroloji uzmanı yönetimindeki inme ünitelerine ve inme merkezlerine hem damardan tedavi hem de girişimsel yani damar içi tedavileri uygulamak üzere ulaştırılmasının sağlanması bu yönergenin temel hedefini oluşturmaktadır. Yani bu yönerge ile akut inme hastaları, inme belirtileri ortaya çıktığı anda 112 organizasyonu ile damar açıcı tedavi yapılabilen inme üniteleri ve merkezlerine direkt olarak en hızlı şekilde ulaştırılabilecekler." ifadelerini kullandı.

- "Kaynaklar verimli kullanılabilecek"

Öztürk, inme tanısı konan hastaların durumlarına göre en uygun tedaviyi inme ünitesi veya merkezlerinde alabileceklerine vurgu yaparak, "İnme tedavisinde en etkin rolü oynayan inme üniteleri ve merkezlerinin donanımı ve standartları geliştirilebilecek, yurt sathında dağılımları artırılabilecektir. İnme konusunda en iyi tedaviyi verebilecek şekilde multidisipliner iş birliği sağlanabilecek ve mevcut kaynaklar en verimli şekilde kullanılabilecektir." dedi.

İnme hastalığının dünyada ve Türkiye'de önde gelen sağlık problemlerinden olduğuna dikkati çeken Öztürk, inmeye neden olan risk faktörlerinin artması ve yaşlı nüfusun yükselmesine paralel olarak inme sıklığının arttığını belirtti.

Öztürk, her yıl 40 bin kişinin inme nedeniyle hayatını kaybettiğini vurgulayarak, inmenin koroner kalp hastalıklarını takiben ikinci en sık ölüm nedeni olduğunu söyledi.

- "Kesintisiz hizmet verecek"

İnme gelen hastaya hızlı müdahalenin önemine işaret eden Öztürk, inme hastalığında beyin damarlarının kısa sürede tıkandığını böylece hızla hasarların oluştuğunu aktardı.

Öztürk, oluşmuş hasarı geri döndürmenin imkansız olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Ancak, halen tam hasar görmemiş alan var ise buraları kurtarmak damar açıcı tedavilerle mümkündür. Zamana karşı yarışmayı gerektiren bu durumda kritik süre 4 buçuk saattir. Ancak uygun hastalarda direkt damar içinden pıhtıyı çıkarıcı müdahaleler için bu süre 24 saate kadar artabilmektedir. Zamana karşı yarışta ikinci adım tedaviye çabuk ulaşabilmektir. Bu birimlerin en önemli özelliği, nöroloji uzmanı yönetiminde 7/24 kesintisiz hizmet verecek merkezler olmasıdır."

18.7.2019 Akut İnmeli Hastalara Verilecek Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönerge Yayımlandı

lkemizde akut inmeli hastalara verilecek sağlık hizmetlerini düzenlemek ve sağlık tesisleri bünyesinde kurulacak inme birimlerinin fiziki şartlarını, sağlık insan gücü, tıbbi donanım ve hizmet kıstasları ile bu hizmetlere ilişkin hasta sevk ve nakil esaslarını belirlemek, inme birimlerinin tescil edilmesi, denetimi ve gerektiğinde tescilin iptaline ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla  hazırlanan “Akut İnmeli Hastalara Verilecek Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönerge” yayımlanmıştır. Yönergeye ulaşmak için tıklayınız.

https://shgm.saglik.gov.tr//TR,56553/akut-inmeli-hastalara-verilecek-saglik-hizmetleri-hakkinda-yonerge.html

10 Mayıs Dünya İnme Önleme Günü

10 Mayıs Dünya İnme Önleme Günü kapsamında TND başkanı Prof. Dr. Şerefnur Öztürk’ün basın açıklaması:

İnme önlenebilir bir hastaliktir- dünya inme bildirgesi - inme hastalarinin sesi

Beyin damar hastalıkları dünyada en fazla fonksiyon kaybına neden olan, yaşam kalitesini en fazla etkileyen ve ölüm nedeni olarak da ikinci sırada yer alan hastalık grubudur. Dünyada bir yılda 17 milyon kişi inme geçirmekte ve 6 milyon kişi inme nedeniyle hayatını kaybetmektedir yani her 40 saniyede bir kişi inme geçirmektedir.

Son açıklanan TUİK raporlarına göre Türkiye’de beyin damar hastalıkları nedeniyle hayatını kaybeden kişilerin sayısı 2015 yılında yaklaşık 38.000’e ulaşmıştır. Bu yaygın hastalık grubunda farkındalığı artırmak, koruyucu ve tedavi edici koşulların iyileştirilmesine dikkat çekmek üzere 10 Mayıs “İnme Farkındalık Günü” olarak ilan edilmiştir.

Toplum sağlığı açısından günümüz koşullarında salgın hastalıklara yaklaşımda olduğu gibi, hastaların yanı sıra sağlıklı ve risk altındaki toplumu da korumaya yönelik ileriye dönük güçlü stratejileri de gerektirmektedir.  İnme hastalarının risk faktörlerini azaltacak yaşam tarzı değişiklikleri konusunda aydınlatılmaları ve bu konuda toplumun bütün organlarının uygun ortamı hazırlaması ve sürdürmesinin ilaç tedavileri kadar etkili olduğu kanıtlanmıştır. Okullardan başlamak üzere sebze ve meyveyi yeterince içeren doğru beslenme alışkanlıklarının edindirilmesi, fiziksel aktiviteyi artıracak aktiviteler ve ortamların sağlanması, hipertansiyon, şeker hastalığı, kalp hastalıklarının düzenli kontrolü ve uygun tedavisi, obeziteyi önleyecek stratejiler sadece sağlık merkezleri ile değil, okullar, parklar, spor merkezleri, halk eğitim stratejileri ile bir bütün olarak ele alınmalıdır.

İnme beyin damar hastalıklarının ani olarak ortaya çıkan ve çok hızlı tedavi gerektiren bir durumdur. İnme tedavisinde en önemli faktör tedaviye çabuk ulaşabilmektir ki biz bunu “Zaman Beyindir” şeklinde ifade ederiz. Yani kaybedilen her dakika beyinde milyonlarca hücrenin ölümü demektir.

İnme belirtilerinin toplum tarafından tanınması, hastaların tedavi olanaklarına vakit kaybetmeden ulaşmasında en önemli faktördür. İnme tedavisi günümüzde etkin olarak uygulanabilmektedir. Ancak, bu tedavi imkanlarının daha yaygın olarak uygulanabilmesi için inme konusunda özelleşmiş ünitelerin sayısı ve olanakları artırılmalı, yeterli insan gücü sağlanabilmesi için eğitimler sürdürülmelidir.

İnme sonrası da hastaların uygun ve yeterli rehabilitasyon tedavisi alabilmesi ve inme tekrarından korunması için önlemler ve altyapı olanaklarının iyileştirilmesi ve  sürdürülmesi için ülke çapında etkin program ve projeler yürütülmelidir.

İnme hastalarının korunma ve tedavilerine yönelik olarak hazırlanan ve ilk olarak 2014 yılında İstanbul’da yapılan Dünya Strok Kongresinde oluşturulan ve ilan edilen “Küresel İnme Beyannamesi” ne göre inme hastaları beyin damar hastalıklarından korunma, risk faktörleri konusunda bilgilenme, risk faktörlerinden korunmak için ortam ve tedavi yaklaşımlarına ulaşımda, inme belirtileri konusunda yeterince bilgilendirilmiş olma ve hızlı, etkin tedaviye ulaşabilme, inme sonrası sosyal olanaklar ve rehabilitasyon tedavilerine ulaşım konularında haklarını bütün dünyaya ilan etmişlerdir. Bu haklar hem hasta hakları hem de temelde insan haklarını içermektedir ve sağlık stratejileri oluşturulurken mutlaka dikkate alınmalıdır.

Bölgesel “akut inmede trombolitik tedavi” kursları

2019 yılında Türk Beyin Damar Hastalıkları Derneğinin, Türk Nöroloji Derneği işbirliği ile düzenlediği “Akut inmede trombolitik tedavi kursları” 4 Mayıs 2019’da İzmir, Adana ve Trabzon’da düzenlendi. Kursların içeriğini ve birer anı resmini görmek için tıklayınız. Kurslarımız 15 haziran’da Bolu ve Tekirdağ ile devam etti.

Bölgesel akut inmede trombolitik tedavi kurslarının içeriği bu yıl yenilendi. Kurslarımız iki bölümden oluşur. İlk bölümde kursun kısa bir tanıtımını takiben önce “Akut inmede IV tPA kullanımı: Sorunun tanımı ve boyutu, kısa literatür özeti, hastane ve sistem organizasyonu, metrikler [indir]”; ardından “IV trombolitik tedavi: Endikasyonlar ve kontrendikasyonlar [indir]” ile devam edilmekte, ve oturum “IV tPA uygulaması öncesi ve sonrası takip, NIHSS [indir]” ile bitirilmektedir. Kahve arasını takiben interaktif olgu tartışması ile 90 dakikalık ikinci kısmı ile kurs tamamlanmaktadır.

İnmede IV doku plazminojen aktivatörü uygulaması

15/2/2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere P700.870 SUT kodlu “Trombolitik tedavi uygulaması, venöz yoldan” işlemi için “Nöroloji” branşından hizmet kaydı yapılabilmesine yönelik Sağlık Bakanlığı görüşünü takiben SGK tarafından MEDULLA hastane sisteminde düzenleme yapılmıştır.

 

2018 Faaliyet Raporu

2017 Faaliyet Raporu

Faaliyet Raporları (zip)


Copyright © 2019 Türk Nöroloji Derneği. Tüm hakları saklıdır. Bu site doktorların kullanımı içindir.
LookUs & Online Makale